RSS

Hakkıyla tevekkül

 
Tevekkül: Allah'a güvenmek, dayanmak. Neticeyi yalnız Allah'tan  beklemektir.

 Eğer siz Allah'a hakkıyla tevekkül etseydiniz, O kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırırdı. Baksanıza, sabahleyin aç çıkıyorlar da tok dönüyorlar. Ve de dağlar dualarınızla yok olurdu. (Hadis-i Şerif)

Bu sabah camimizin elektronik tabelasında bu hadisi okudum, ve sizlerede aktarmak istedim..

Çok etkilendim, elbette tevekkülü biliyordum ama hayatımda ne kadar uyguluyordum bilemiyorum. Nefsim adına o kadar kulperest düşüncelere dalıyorumki bazen, kızdım kendime. Birşeyler oluyor ve sen sonucunu nelerden umuyorsun, kimlerden bekliyorsun. "Falanca öyle yaparsa olur", "falanca bu işi ancak halleder".. Beklediğim sonucu aldığımda "evet işte şunu şunu yaptımda oldu", yada "falancanın sayesinde oldu", tam tersindede yine bisürü bahane, "işte şunu yapmadım olmaz tabi", yada "falanca şunu yapmadığı için olmadı".. 

Yada birilerinden birşeyi isterizde geri çevrildiğimizde derizki, "işimiz Allah'a kaldı." haşa.... Bu cümleden farklı anlamlar çıkarılabilir, demiş olabilirki "Ancak Allah'a güveniyorum o ol derse olur", yada malesef ümitsiz bir şekilde kulperest düşüncelerle hani derizya özellikle kamu sektörüyle ilgili işlerimizde "abicim ankarada dayın olacak", "o iş torpilsiz imkansız olmaz, içerde adamın olacak"... örnekler çoğaltılabilir, Senin torpilin Allah'ın olsun, gayrısını neylersin, bilmezmisinki "ol'" demesi kafidir...

Bu hadisi sadece rızka bağlamadım ben, hayatımızın her köşesinde tevekküle, Allah'a dayanmaya ihtiyacımız vardır, ama biz bunu kıymetini bilmeyiz ve yaratana değilde, O'nun yarattığına, kuluna dayanmayı tercih ederiz. Elbette sonuçlarıda pek hayır getirmez. Tabi hikmetini bilenlere, O öylesine Rahim'dir ki, istendiğinde zaten verir, istenmediğinde de lütfeder... 

O halde sen Allah'a güvenip dayan. Çünkü sen apaçık hakikat üzeresin. (Neml 79)


Allah'a güven. Vekîl olarak Allah yeter. (Ahzab 3)


Allah; ondan başka hiç bir ilah yoktur, müminler yalnızca Allah’a güvenip dayansınlar(Teğabün 13)



Vesselam.. Cuma, Ahir ve akîbet hayrola efendim..

 

18 tepki:

by ene dedi ki...

Esselam..

Bu mesele ehl-i imanın en önemli meselelerinden birisi..

Tevekkül etmek, esbaba başvurup neticenın Allahdan olduğunu bilmek demektir..

Üstadım bediüzzaman Said nursi diyor ki;

İmân hem nurdur, hem kuvvettir. Evet, hakiki imânı elde eden adam, kâinata meydan okuyabilir ve imânın kuvvetine göre, hâdisâtın tazyikâtından kurtulabilir. Allah'a tevekkül ettim. ( Hûd Sûresi: 56.) der, sefine-i hayatta kemâl-i emniyetle hâdisâtın dağlarvâri dalgaları içinde seyrân eder. Bütün ağırlıklarını Kadîr-i Mutlakın yed-i kudretine emânet eder, rahatla dünyadan geçer, berzahta istirahat eder, sonra saadet-i ebediyeye girmek için Cennete uçabilir. Yoksa, tevekkül etmezse, dünyanın ağırlıkları uçmasına değil, belki esfel-i sâfilîne çeker.

Demek, İmân tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dâreyni iktizâ eder. Fakat, yanlış anlama! Tevekkül, esbâbı bütün bütün reddetmek değildir. Belki, esbâbı dest-i kudretin perdesi bilip riâyet ederek; esbâba teşebbüs ise, bir nevi duâ-i fiilî telâkkî ederek; müsebbebâtı yalnız Cenâb-ı Haktan istemek ve neticeleri Ondan bilmek ve Ona minnettar olmaktan ibârettir.

Tevekkül eden ve etmeyenin misâlleri, şu hikâyeye benzer:

Vaktiyle iki adam, hem bellerine, hem başlarına ağır yükler yüklenip, büyük bir sefineye bir bilet alıp girdiler. Birisi, girer girmez yükünü gemiye bırakıp, üstünde oturup, nezâret eder; diğeri hem ahmak, hem mağrur olduğundan, yükünü yere bırakmıyor.

Ona denildi: "Ağır yükünü gemiye bırakıp rahat et."

O dedi: "Yok, ben bırakmayacağım. Belki zâyi olur. Ben kuvvetliyim. Malımı, belimde ve başımda muhâfaza edeceğim."

Yine ona denildi: "Bizi ve sizi kaldıran şu emniyetli sefine-i sultaniye daha kuvvetlidir, daha ziyâde iyi muhâfaza eder. Belki başın döner, yükün ile beraber denize düşersin. Hem, gittikçe kuvvetten düşersin. Şu bükülmüş belin, şu akılsız başın, gittikçe ağırlaşan şu yüklere tâkat getiremeyecek. Kaptan dahi, eğer seni bu halde görse, ya divânedir diye seni tard edecek, ya 'Hâindir, gemimizi ittiham ediyor, bizimle istihzâ ediyor, hapis edilsin' diye emredecektir. Hem, herkese maskara olursun. Çünkü, ehl-i dikkat nazarında, zaafı gösteren tekebbürün ile, aczi gösteren gururun ile, riyâyı ve zilleti gösteren tasannuun ile, kendini halka mudhike yaptın; herkes sana gülüyor" denildikten sonra, o bîçarenin aklı başına geldi, yükünü yere koydu, üstünde oturdu. "Oh! Allah senden râzı olsun. Zahmetten, hapisten, maskaralıktan kurtuldum" dedi.

İşte ey tevekkülsüz insan! Sen de bu adam gibi aklını başına al, tevekkül et. Tâ bütün kâinatın dilenciliğinden ve her hâdisenin karşısında titremekten ve hodfüruşluktan ve maskaralıktan ve şekâvet-i uhreviyeden ve tazyikât-ı dünyeviye hapsinden kurtulasın.


Epeyce uzun bir mesaj oldu, hakkınızı helal edin ..

Suz~i Dilâra dedi ki...

İmam-ı Şafi Hazretleri'nin de meşhur bir sözü var yeri gelince onu da hatırlamış olalım inşallah.
"Hâlis talebe-i ulûmün rızkına, ben kefalet edebilirim" demiştir, Rabbim ilimle uğraşanların her zaman yanındadır..
İlim talebesi olma duası ile..
Hayırlı akşamlar..

Recep Altun dedi ki...

Efendim, merhabalar; Önce MİM ile ilgili bloğuma yaptığınız ziyarete ve beğeni ile tezyin edilmiş yorumunuza çok teşekkür ederim. Siz Türabi'yi Türabi'de beni mimledi. Ama ben hep kuralı bozacağım ve ben kimseyi mimlemiyeceğim. Ben öyle olmasını istemiyorum. Eğer ben de birini mimleyeceksem mim sorularını kendim belirlemek istiyorum.

Rumuzunuz "Derkenar" Bloğunuzun link adı "kenardakinotlar" Derkenarın ne demek olduğunu biliyor musunuz , bilmiyor musunuz? Bilmem ama, ben çok eski emekli bir devlet memuru olduğum için derkenar ifadesini çok kullanırdık.

"Yazılı evrak üzerine düşülen şerh, sayfa kenarına kaydedilen yazı, bir resmi yazı veya dilekçenin alt kısmına kısaca yazılmış açıklama veya direktif yazısı" anlamlarını taşır ve bahsederken de : "...derkenar havaleli dilekçesine istinaden..." şeklinde bahsederdik.

Bloğunuzdaki bir hadis-i şerif'ten yola çıkan tevekkül konulu anlatınızı da okudum. Güzel hazırlamışınız. Tebrik ederim.

Gerçek manada tevekkül sahibi olanlar ne babalarına, ne evlatlarına, ne de servetlerine güvenirler. Onlar, bütün işlerini sadece Allah'a havale ederler ve başka hiçbir güce dayanmazlar.

Allah'a emanet olun ve sağlıcakla kalın.

đerkenαя dedi ki...

Ve aleyne aleyküm selam..
by ene, hoşgeldiniz..
Güzel yorumunuza teşekkürler, hakka gelince, bizi aydınlattınız, Allah sizden razı olsun, hakkımız varsada helal olsun..
Baki sevgi ve dua ile..

đerkenαя dedi ki...

Suz~i Dilâra hoşgeldiniz..
Duanıza yürekten ecmain inşaAllah kardeşim, Allah razı olsun..
Baki sevgi ve saygılarımla..

đerkenαя dedi ki...

Recep Altun, efendim hoşgeldiniz,
Sizi ve güzel yorumunuzu bloğumda gördüğüme çok sevindim..
derkenara gelince, anlamını biliyorum :))
İçimden bunu kullanmak geldi, sayfaylada uyumlu oldu sanıyorum :)
Yorumunuza tekrar teşekkürler..
Baki sevgi ve saygılarımla..
Sağlıcakla kalınız..

Türabi dedi ki...

Selamünaleyküm canım kardeşim (:
Geçmiş cuman mübarek olsun,yazını okudum Allah razı olsun.."İman tevhidi,tevhid teslimi,teslim tevekkülü,tevekkül saadet-i dareyni iktiza eder."
İnşaallah her işimizi O'na havale edenlerden oluruz :(
Muhabbetle..

đerkenαя dedi ki...

Ve aleyna aleyküm selam..
Türabi, hoşgeldin kardeşim..
Allah razı olsun. Ecmain, inşaAllah.. :)
Baki sevgi ve muhabbetle kardeşim..

SİYAH KELEBEK dedi ki...

Çok güzel bir blog ve değerli konular. Tebrik eder aynı zaman da Diri diri gömdüler adlı yazıma yapmış olduğunuz değerli yorumdan dolayı çok teşekkür ederim İyi bir hafta sonu dilerim.

SÖZÜN ÖZÜ dedi ki...

ALLAH razı olsun. Çok güzel bir konuya değindin.
Bu güzel Paylaşımın için teşekkür ederim, yüreğine sağlık.
yardımcı olarak Cenab-ı Hak yeterdir.
İşimiz her zaman ALLAH'a yönelik olsun inş.

SAygılar...

đerkenαя dedi ki...

SİYAH KELEBEK, hoşgeldiniz..
Çok teşekkür ederim.
Mutlu haftasonları..
Baki sevgi ve selamlarımla..

đerkenαя dedi ki...

SÖZÜN ÖZÜ, hoşgeldiniz..
Ben teşekkür ederim. Ecmain güzel duanıza herdaim..
Baki sevgi ve saygılarımla..

MaSaL dedi ki...

çok güzel bir konuya değinmişsiniz.

Nasılki Allah-u Teala bir işin olmasını dilemişse onun olmasını için gerekli sebepleri yaratacağı gibi ,olmamasına murad ettiğinidede engel çıkaracaktır.
Kaderine razı olan rahat ediyor..Herşeyin O'ndan (c.c.) geldiğini bilditen sonra hiçbişey bizi üzmemeli..Her işteki hayrları görebilmek duasıyla..
Heh bide çok sık kullandığım şu sözü yazmadan geçemicem (:

"Nasip ise gelir Hicazdan Yemenden,nasip değil ise ne gelir elden" :))

Baki muhabbetlerimle..

ruhumunheykeli dedi ki...

Zaten sünnet ve kurandakileri hakkıyla anlayıp uygulayabilsek ne dert kalır ne de tasa. Bir keresinde kamuda bir kuruluşa başvurmuştum, mülakata çağırdılar. Ben günlerce araya kimi soksak diye hep düşünüyordum. Neyse birini bulduk ve yine de olmadı, çok şükür olmadı yani... Ama sonra kendime söz verdim, bir daha asla birilerini araya sokmaya çalışmayacağım.. Olmazsa demekki hakkımda hayırlı değilmiş diyeceğim, o kadar...

đerkenαя dedi ki...

MaSal, hoşgeldiniz..
Teşekkür ederim güzel yorumunuza :))
Baki sevgi ve muhabbetle..

đerkenαя dedi ki...

ruhumunheykeli, hoşgeldiniz..
Benimde bahsetmek istediğim konu tamda buradan geçiyor :)) İllaki kula muhtaç olma durumu, Allah'tan istenmiyorda, bi kuldan yada bi makamdan bekleniyor..
O olgunluğa erişebilmek duasıyla..
Teşekkür ederim güzel yorumunuza.
Baki sevgi ve saygılarımla..

tubişimm dedi ki...

gerçekten güzel bir konu tevekkül Allah razı olsun
gerçekten insanın eli kısa emelleri çok sadece sıkıştığımız da tevekkül ediyoruz çoğu zaman
halbuki ne kadar da aciziz direk cenabı hakka versek beklediğimizden daha güzel olacak ... selamlar...:)

đerkenαя dedi ki...

Ve aleyna aleyküm selam ve rahmetullah..
tubişimm, hoşgeldiniz..
:) Güzel yorumunuza teşekkürler kardeşim, haklısınız. allah razı olsun.
Baki sevgi ve saygılarımla..

Yorum Gönder

Hoşgeldiniz... Buyrun çekinmeden... :)