RSS

Okudum:4 Dücane Cündioğlu/Hz. İnsan

Esselamu aleykum dostlar, Vakt-i Cuma hayr olsun :)

Bugün hava o kadar güzel ki, ev kuşu olan ben bile dışarı çıkmak istedim, bahar geliyor galiba, ne dersiniz? Umarım herkesin keyfi yerindedir, elhamdülillah ben iyiyim.

Kitabımıza gelecek olursak, Dücane Cündioğlu benim yıllardır okumak istediğim fakat bir türlü nasip olmayan bir yazardı, alıntılarına denk geliyordum hep. Bi anda üç kitabını birden alıverdim. Ben yazılış sırasına göre okumaya çalışırım genelde, Hz. İnsan'dan başladım okumaya. Cündioğlu, biraz felsefik bir yazar, onu anlamak o kadar kolay değil. Kafanızın boş olması ve sakin bir ortam gerekiyor öncelikle, kitabın sayfa sayısı 124, ama ben yayarak okudum kitabı ve yaklaşık 4-5 günde bitirdim.

Kitap, başta insanı hedef alarak, yer yer kelimelerin kökenine inerek, farklı kültürlerden, dinlerden de örnekler vererek  manayı bulmaya çalışan, kısa yazılar içeriyor. Kitapta bolca yabancı kelime karşılayacak sizi, bir lügat, en azından sözlük yanınızda bulunsa iyi olur :) Anlamanız kolaylaşır diye düşünüyorum en azından. Ben yazarın aşinası olmadığımdan biraz zorlanarak okudum eseri, çünkü felsefeden pek hazzetmem. Ama içerik güzel ve faydalıydı, insanı sarsıyor bazı bölümler. Aradan biraz zaman geçtikten sonra tekrar okuyup istifade edebilmeyi umuyorum :)

*Ey talip, asıl marifet kalbin secdesidir; âzaların secdesinden maksat da kalbi secdeye davettir.

*Denizin dalgaları, denizin her katresi yine denizdir; denize nispetle zâhiren bir hiçtir belki ama unutmamalı ki denizi deniz kılan yine o damlacıklardır.

*Fakr insanın özüdür.
Şöyle de diyebilirdik: insanın özüdür fakr.
Özünde fakir olanın gına, istiğna, gurur, kibir, tekebbür gibi sözde-gösterilere kalkışması ne acı!

*İnsan, ancak kendisine emek verdikçe, kendisine özendikçe insanlaşır, insanlaşabilir: kemâl-i sâni.
Hiçbir bitki bitkileşmez, hiçbir hayvan hayvanlaşmaz; lakin insan insanlaşır; zira ancak insan, kendi mertebesine ait yetileri ve yetenekleri (istidat ve kabiliyetleri) gerçekleştirdikçe, geliştirdikçe insan olur. Dolayısıyla insanlık olan/olunan bir şeydir.

*Basît olan çokluğun tam da aksine çırılçıplak dolaşırken saklanır, onu açık/apaçık olarak,yani doğal haliyle görmek çaba ister, emek ister, pek tabii bir de 'nasip' ister.


Bol istifadeli, keyifli okumalar dilerim.
Selam ve muhabbetle.


2 tepki:

durri yekta dedi ki...

dücane cündioğlu'nu gazete yazılarını takip ederdim, bu kitabını da uzun zaman önce okumuştum ama beni çok yormuştu. Kendisinin fikirlerini beğeniyorum ama konuşmasını dinlemek ya da okumak çok yorucu olabiliyor

đerkenαя dedi ki...

Bende uzun yıllardır takip ediyordum ama dediğin gibi kitabını okumak biraz yorucu :)

Yorum Gönder

Hoşgeldiniz... Buyrun çekinmeden... :)