RSS

A$uRe

 Muharrem ayı.. O ki Allah'ü Alemin en kıymet verdiklerinden ve benim ayım dediği ay.. Muharrem ayında yapılması gereken birçok güzel ibadet var. Mevla idrakine varan kıymetini bilen kullarından eylesin.Bende kendimce değerlendirmeye çalıştım.
Ama ben şimdi ibadetten bahsetmeyeceğim, Muharrem ayının içerisinde bulunan Aşure gününden bahsediceğim biraz.Tatlı düşkünü biri olarak, tahmin edeceğiniz üzre çok mutluyum bu günlerde.Allah'a şükür evimize gelen aşurelerin haddi hesabı yok. Bende zevkle hepsinden yiyorum. Çok leziz hepsi. Güzel komşurarımıza teşekkürler.
 Bizde yapmayı planlıyorduk bugün, ama herkesin evinde olunca belki bizim aşureyi yiyemezler, arada kaynar diye biraz ertelemeye karar verdik. En yakın zamanda pişiririz inşaAllah, afiyetle yeriz.
 Eskiden ilköğretim zamanlarımda Aşure gününde, belediyemiz insanların katkısıyla kocaman kazanlarda aşure pişirirdi, öğretmenlerimizde bizi gruplar halinde aşure yemeye götürürdi. Çok severdim o zamanlarda. Umarım hala bu gelenek sürdürülüyordur, bilemiyorum.. Mevla tüm pişirilip dağıtılan Aşureleri kabul etsin.
 Böyle zamanlarda verip alıyoruz müslüman kerdeşlerimizden. Tanışıp kaynaşıyoruz. Apartmanımızda neredeyse hiç görmediğim, gördüysemde farketmediğim, selam bile vermediğim insanlardan aşure almak çok güzeldi. Bazıları bu vasıtayla bizi evlerine bile davet etti, çok mutlu oldum. Bizi tanımıyorlar bile, ama hiç önyargıları yoktu. Gülümseyen yüzlerle geldilir kapımıza..
 Bizde tanımasak bile, en azından bu vasıta ile, komşularımızın kapısını çalalım inşaAllah. Nefsim adına utandım, iş okul derken komşularımıza, ailemize, çevremizdeki insanlara vakit ayırmıyoruz.
 Kıymet verdiğimizi onlara hatırlatalım, yüzlerinde küçük bi tebessüm oluşturalım..
Yüzlerinizden tebessüm eksilmesin..

Derman ancak O'nda

Gülümse sadece..

Müslümansın, Allah'a güveniyorsun,
Zaten sana ondan başka kimsenin yardımı dokunmayacak..

Bir garip kul seni nasıl bu kadar üzebiliyor?
Neden yok yere yıpratıyorsun kendini?
Dönde üzüldüğün fani dünyalıkların kıymetsizliğine bak..
Hepsi bugün var, yarın yok..
Ev, iş, aile, eş, çocuk..
Faniyi bırak, baki olana sarıl..

Müslüman kırılmaz, kırmaz,
Öfkelenmez,
Küsmez,
Yüzünü çevirmez.

Sadece Allah'a güvenir, halini ancak O'na arz eder,
Dermanınıda sadece O'ndan bekler,

Beklediği sonucu elde edemediğinde de Tevekkül eder,
"Mevla neylerse, güzel eyler. Vardır bundada bir hayır" der...

Cuma, ahir, akıbet hayrola..

..Tevekkeltü alAllah..

"Namıdiğer Moron"


Efendim evet doğru bugünlerde algımda bi problem var.
Tabiri ise Moron, İdiot'muş.
En yakın arkadaşım öyle diyor.
Ne oldu sana, bişi oldu bugünlerde.
Ne desem boş bakıyorsun, bişi anlamıyorsun.
Noolsun akıllım bi cahillik edip ehliyet almaya kalktım.
Neymiş lazım olurmuş, rahat olurmuşuz, hem ilerde almak zorlaşacakmış bu yıl almak lazımmış... vs vs. Hıh, almaya çalıştıkta noldu aklımızdan olucaz az kaldı.
Benim gibi stresli bi insanın neyine yahu ehliyet.
Yazılı sınavdan geçtim mesele zaten o değil.
Birazcık "inek" diye tabir edilenlerden olduğum için genelde yazılı sınavlarda sorun yaşamam, ama iş uygulamalı olunca bi ter basıyo beni.
Yarın direksiyon sınavım var.
Sınav tarihimi öğreneli 1 hafta oldu.
Öğrendiğim günden beri direksiyon derslerine düzenli katılıyorum. Ama her seferinde farklı hatalar yapmaya devam ediyorum.
Sınav tarihini öğrendiğim andan itibaren bi heycan bi stres.. ölücem yahu.
Hay almaz olsaydım, gerçi böyle giderse alamıcam oda malum.
Amaan herşeyin hayırlısı.
Bu sayede Moron'da olduk, umarım moronluk kalıcı bir hal almaz bende. Şu sınavıda bi kerede verir kurtulurum inşaAllah.
Yoksa hem benim, hem etrafımdakilerin çekeceği var..

Şeb-i Arus


Hz. Mevlana'nın 736. Şeb-i Arus'u 2009 yılında Hicri Yılbaşı'yla aynı tarihte buluşuyor.
Yaşamını "Hamdım, piştim, yandım." sözleri ile özetleyen Mevlana 17 Aralık 1273 Pazar günü vefat etmiştir.
Sözlük anlamı "Düğün Gecesi" olan Şeb-i Arus'u Hz. Mevlana kavuşma gecesi olarak nitelendirmiş ve gazelinde bunu "Cenazemi gördüğün zaman firak, ayrılık deme. Benim kavuşmam, buluşmam işte o zamandır." diyerek ifade etmiştir. Zaten Allah'a yani özüne döndürülen bir ruh için yokluk anlamında kullanılan ölüm kifayetsiz kalır. Ölüm bir yok oluş değil tam aksi, ebedi varoluşun başlangıcıdır.

Hz. Mevlana'nın Şeb-i Arus'u için bu yılda Törenler, Sema gösterileri düzenlenmeye devam ediyor. İmrenirim her zaman semazenlere. Allah aşkı ile yanmak, o uğurda dünya zevklerini terk etmek. Çok zor ve bir o kadar da güzel. Düşünüyorum, bende onlar gibi olmak istiyorum, onlar gibi yaşayabilir miyim, kimseye kızmadan, kırmadan, incitmeden, daimi sabır ve şükür... Bilmiyorum ki becerebilir miyim nefsimi kurban edebilir miyim. Zor..
Konya'ya bir kez gittim, o da aralık ayında değildi. Sema gösterisi izlemek kısmet olmadı malesef. Her yıl serzenişte bulunurum gidemedim, göremedim o güzellikleri diye. Bu yıl yine aynı, ama inşaAllah umudum var. Umarım seneye Şeb-i Arus'dan bahsederken, oralara gidip görmüş, o manevi tadı kalbime doldurmuş olurum.

Ben çok mutluyum. O mübarek zatın unutulmaması, O'na olan ilginin artması, görüşlerinin benimsenmesi, Eserlerinin okunması.. Umarım bu ilgi artarak devam eder. Kendimize daha farklı paylar, daha geniş anlamlar, dersler çıkarır, ve hayatımızda tatbik ederiz.


Mevla o mübarek zata Rahmet eylesin, Bizleri de şefaatine nail kılsın inşaAllah..
Hicri yılbaşımızın İslam alemi için hayırlara vesile olması duasıyla..


Gel...
Gene gel, gene.
Ne olursan ol, ister kafir ol,
İster ateşe tap ister puta,
İster yüz kere tövbe etmiş ol,
İster yüz kere bozmuş ol tövbeni...
Umutsuzluk kapısı değil bu kapı,
Nasılsan,
Öyle gel...
Mevlana Celaleddin Rumi